15 Aralık 2010 Çarşamba

12- DEVLETİN SIRILANDIRMA YETKİSİ

DİNİMİZ AÇISINDAN DEVLETLERİN EVLİLİĞİ SINIRLANDIRMA YETKİSİ VAR MIDIR? VARSA BU DURUM KARŞISINDA MÜSLÜMAN VATANDAŞLARIN KONUMU NEDİR?

Bu başlık altında devletin, daha doğrucası toplumsal irade ve egemenliğin gerçek sahibi konumundaki milletin, dinimiz ve de özellikle Kuran perspektifi bakımından; evlenmeyi teke indirme yetkisinin olup olmadığı konusunu tartışacağız. Böylece konu iyice aydınlanmış olacak.!
Buraya hemen şunu da ekleyelim ki; her toplumun, her milletin bireysel iradeden ayrık ve üstün olmak üzere, toplumsal ya da milli iradesi vardır. Bu irade o millete bizzat Allah tarafından tevdi edilmiştir.  
Bu konuyu irdelemeye girmeden önce, bir erkeğin, aynı anda, müştereken kaç kadınla evli olabileceği konusuna Kuran’ı Kerim’in nasıl baktığı hususunu kısaca bir özetlememiz gerekecektir:
Bilindiği üzere; Kuran’ı Kerim’in Peygamber Efendimize inzal olduğu yani indirildiği dönemdeki Arap Toplumu içinde muta yani geçici nikahtan tutun, trampa nikahına kadar, ahlaken hiç de uygun olmayan, adı nikah olmakla birlikte, işin özü itibariyle nikahla asla alakası olmayan bir kısım fuhşiyatları vardı. Bunların varlığı bir yana; gücü yeten erkekler, adeta köle satın alırcasına, alabildiği kadınla güya nikahlanabiliyordu.
Kuran’ı Kerim, yukarı parafta anlattığım gayri ahlaki nikah türlerinin hepsini yasaklamıştır. Ayrıca yine yukarı paragrafta zikrettiğim nitelikte evlilikler yapan erkekleri de en fazla 4 nikah ile sınırlamıştır.
Burada dikkat edilmesi gereken şey, azgın bir toplumun, tedricen yani aşama-aşama  terbiye edilmesi konusudur.
Kuran’ı Kerim işi, andığım yasaklama ve sınırlandırmalarla bırakmamıştır. Bir erkeğin çok eşli olması konusuna bazı sınırlandırma ve zorlaştırmalar da getirmiştir. Bunların başında, her yönden adaletli davranma şartını getirmiştir. Erkeklerinse zaten bunu yapamayacakları belirtilmek suretiyle de kendilerine tek eşlilik özellikle tavsiye edilmiştir. Önerilmiştir. Yoksa hiçbir erkek çok eşliliğe özendirilmiş değildir.
Burada sadece kerhen yani Cenab-ı Allah tarafından beğenilmeyen, bir izin söz konusudur. Ola ki bazı toplumlarda ve bazı özel  durumlarda ihtiyaç olabilir diye…! Ben bu konunun yorumuna girmek istemiyorum.
Çünkü benim konum, devletin nikahı sınırlama yetkisi ile bu yetkinin kullanımı halinde o devletin Müslüman vatandaşlarının dinsel konumunu irdelemektir.Bu konunun kendi devletinizin iznine bağlı olduğunu belirtmek isterim. Kaldı ki devletiniz size andığım izni verse bile, dinimiz ve özellikle de Kuran cephesinden  yine de engellenebilirsiniz.
Örnek mi ? Buyurunuz: Nisa Suresi Ayet 129:
“…üzerine düşüp uğraşsanız da kadınlar arasında adil davranmaya güç yetiremezsiniz; Bari birisine tamamen kapılıp da diğerini askıya alınmış gibi bırakmayın..…” Bu ayetten hareketle bir kısım düşünür, gücü yetmeyen bir kimsenin tek bir evlilik yapmasını dahi uygun görmemiştir.  Duyurulur.!

*  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *  *
Bu noktada hem konu anlaşılması hem de “laiklik” konusundaki açmazlarımıza birazcık derman olması bakımından Peygamber Efendimizin devlet kuruculuğu ve devlet başkanlığı konusunda  birazcık bilgilenmemizde fayda görüyorum:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder